Seramonik hafta sonu

12 Temmuz 2010

Vahşi doğasından ötürü duyduğum sempatiyi yerle bir eden güney afrika’daki vuvuzela çılgınlığının bitişini kutladık bu hafta sonu.

Aman ne heyecan ne heyecan bizim evin erkek kişisinde.

Izgaralar kuruldu, renkli çarliston biberler temizlendi ayıklandı, etler kategorilerine ayrılarak biberlerle estetik bir uyum içinde ızgaraya dizildi.

Bunca yıllık evliliğimde hiç görmediğim çeviklikte masa kurmalar, çerez hazırlamalar, içecek servisleri…

Hatta öyle bi güven geldi ki kendine siz kızlar bu akşam dinlenin yemekler hazır olunca sesleneceğim diyerek sepetledi bile bizi.

Bunca zamandır izlediğim, ya da Lâl doğduktan sonra izlemeye yeltenip de izleyemediğim, ertesi gün dizi izleme sitelerinden takip ettiğim dizilerim için hiç böyle seramoniler yapmadım ben.

Sadece izlemek istediğim şeyi kesintisiz izleyebilmek gayet yeterli bir lüks oldu benim için.

Araya çiş girmeden, eldeki meyva yere dökülmeden, oyuncak atını salona sürüklemeden, koltukların üzerinde dolaştığı için onunla koltuk koltuk gezip önünde set oluşturmadan, saklambaç oynayıp da dizinin bir kısmını masa altında izlemek zorunda kalmadan bir şeyleri izleyemedim ben.

Vuvuzela çığırtısı eşliğinde yemeklerimizi beklerken biz mi ne yaptık?

Balkonumuzun keyfini sürüp, yıldızların altında kitaplarımızı okuduk. Varsın anne bir şey izleyemesin :-)


5 yorum:

Syrakusa/Beter Böcek 14 Temmuz 2010 08:45  

Bizim evin halleri'ni okur gibi oldum. 4 yıldır tv ve kesintisiz aktivite hayatımızdan çıktı. Nöbetleşe yaşamak diye birşey varmış haberimiz oldu. Lal evlendimi bu arada bilmiyorum ama umarım dişine göre bir damat bulmuştur ;)

Gökşen 14 Temmuz 2010 09:30  

Syrakusa, Lâl yabancıya varmazmış. Dayısını bekliyor damat olması için :-)
Bu arada sayfana nedenini anlamadığım bir sebepten yorum yazamadım. Doğumgününü kutlarım, mutlu senelere...

aysencifci 15 Temmuz 2010 09:07  

Aaa, ya ben uzun zamandır bloglara bakmıyorum ya da bu kızlara bir hormon verdiler!! Ne ara büyüdü bu kuzular bu kadar yaw? Resme baktım ve şaşırdım! Sanki genç bir kız gibi Lal çıkmış, hanım hanımcık, uslu uslu, kitap okuyan entellektüel güzellik... O aralıksız tv izleyememenin hatta hiçbir şeyi aralıksız yapamamanın ANNELER kitabını yazar! Babalara selam olsun:))))
Öpüyoruz.

Gökşen 15 Temmuz 2010 10:33  

Ayşen, kitap okuyan entellektüel güzellik lafını sadece bu fotoğraf karesi için söyleyebiliriz sanırım,zira pek öyle hanım hanımcık uslu uslu kitap okuduğu pek görülmedi :-)

Yorum Gönder