Aman doktor ...

11 Ekim 2010

Bir göz dokturu muayenesi bu kadar dramatize edilebilir mi?

O doktor odası; doktora, anneye ve ananneye dar edilebilir mi?

Doktor E harfinin çatalı ne tarafa bakıyor diye sorduğunda [hani bana timsakları gösterecektin] diye o doktora kafa tutulur mu?

Ve sonuçta muaye olmadan çıkılır mı?

Hem de benim de muayenemi de yarım bıraktırarak…

Göz bebeğimi büyütmek için gözüme sıkılacak damla, henüz hemşirenin elindeyken akbaba misali üzerime atlayıp iki eliyle gözlerimi kapatmak suretiyle gözüm dışında her yerime damladı. Mecburen retina odasına alınıp kapıyı üzerimize kilitledik.

Efendim annesine kimse dokunamazmış.

Haa diyorsunuz ki doktora gitmeden alıştırma yapmadınız mı? Anlatmadın mı?

Kriz anında ikna edici çözümler bulmadın mı?

Yarım saat sürebilecek sıradan bir göz muayenesi neden ikibuçuk saat sürdü sanıyorsunuz?

Bense... gözbebeklerimin büyüdüğüyle kaldım.

Elimde nedenini ve nasıl kullanacağımı bilmediğim bir ilaç reçetesi, bir optik reçetesi ve kulağıma çalındı tadında birkaç doktor nasihatı kaldı.

Şimdi ben çalışma masamda aksesuar görevi gören bu göz damlasını nasıl kullanacaktım ki?

5 yorum:

Syrakusa/Beter Böcek 11 Ekim 2010 14:49  

bence Lal biliyordur nasıl kullanacağınızı :)

Gökşen 11 Ekim 2010 15:40  

Syrakusa, güzel fikir akşama danışayım :-)

Ayşegül, teşekkürler.

Tibetin annesi 11 Ekim 2010 16:15  

evet evet, kesinlikle Lal biliyordur :)
ben de korkuyorum göz doktoruna gitmeye, vakti de geçti geçecek neredeyse :(

Gökşen 11 Ekim 2010 16:47  

Sibel, merak ettim Tibet nasıl karşılayacak? Yoksa bu bize özgü bir durum muydu?

Yorum Gönder